Mümessil ne mezunu ?

Koray

New member
Mümessil Ne Mezunu Olur? Bir Hikâye Üzerinden Toplumsal ve Mesleki Derinlikler

Merhaba forum arkadaşları,

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim bir hikâye var. Bu hikâye, aslında sadece bir meslek üzerinden yürütülse de, içerisinde modern iş hayatımızı, cinsiyetler arası farkları, toplumsal normları ve bireysel çözümleri anlatan derin bir hikaye barındırıyor.

Bu yazı, mümessillik mesleği hakkında bilmediğiniz bir perspektiften bakmanızı sağlayacak. Ve belki de hepimizin düşündüğünden çok daha fazlası olduğunu fark edeceksiniz. Hazırsanız, hikâyemize başlayalım.

Bir Gün Bir Mümessilin Hayatına Adım Atmak

Günlerden bir gün, bir şehre mümessil olan biri gelir. Adı Baran’dır. Baran, ürünlerini tanıtmak için çeşitli markalarla işbirliği yapan, satış ve pazarlama konusunda çok deneyimli, stratejik düşünme kabiliyeti yüksek bir adamdır. Ancak onun meslek hayatı bir noktada ilginç bir dönüm noktasına gelir.

Bir sabah, Baran’ı rahatsız eden bir telefon gelir. Firma sahibi, büyük bir kampanya düzenlemeyi ve yeni hedef pazarlarına açılmayı planladıklarını söyler. Baran, tamamen işine odaklanarak, analizler yapar, hedef kitleyi belirler, istatistiklerle donanmış bir şekilde yeni stratejisini hazırlar. Ona göre her şey bir mantık meselesidir. Gözlemleri, satış rakamları, ekonomik göstergeler… Sonuçlar net olmalı ve çözüm yolu da gayet basit görünmelidir.

Ancak işin başka bir yönü vardır. Müşteri beklentileri sadece maddi verilerle şekillenmez. İşin psikolojik tarafı, pazarlama ve müşteri ilişkileri de vardır. İşte bu noktada devreye Selin girer.

Selin'in Farklı Bakış Açısı

Selin, Baran’ın iş arkadaşıdır ve onun tam tersidir. Hem mümessil olarak aynı sektörde çalışıyor, hem de pazarlama konusunda da oldukça yeteneklidir. Ancak Selin’in yaklaşımı Baran’ınkinden çok daha farklıdır. Selin, mesleğine sadece çözüm odaklı değil, aynı zamanda insan odaklı bir şekilde yaklaşmaktadır. Onun için müşteriyle kurulan ilişki, markaların algısını şekillendirmekten çok daha önemli bir unsurdur. Selin’in yaptığı, yalnızca satış yapmanın ötesinde, müşterilerle kurduğu bağdır. O, dinler, anlar, karşısındaki kişinin ne istediğini sezgisel olarak kavrar ve ona göre hareket eder.

Bir gün, Baran ve Selin birlikte bir toplantıya katılır. Toplantı, potansiyel bir müşteriyle yapılacaktır. Baran toplantıya, hazırlıklarını yaparak ve tüm verilerini masaya koyarak girer. Selin ise biraz farklıdır. O, müşteriyle göz teması kurar, onların duygusal ihtiyaçlarını fark eder ve bu bağlamda konuşmalarını yönlendirir. Bir yandan Baran’ın çözüm odaklı yaklaşımı verileri analiz ederken, diğer taraftan Selin’in ilişkisel yaklaşımı, müşterilerin hislerini anlamaya çalışır. Sonuç, oldukça şaşırtıcı olur. Müşteri, ürünün sadece satışını değil, aynı zamanda o markaya olan güveni, ilişkileri sayesinde de tercih etmiştir.

Tarihsel ve Toplumsal Boyutlar

Peki, bu iki yaklaşım arasında gerçekten de bir fark var mı? Dönemin toplumsal yapısı, iş dünyasında hangi yaklaşımların ön plana çıkmasına yol açtı? Tarihsel olarak baktığımızda, pazarlama ve satış dünyasında erkeklerin genellikle stratejik ve çözüm odaklı, kadınların ise duygusal ve ilişkisel yönlerini daha ön plana çıkararak iş dünyasında yer aldığı gözlemlenmiştir. Bu, çok derin köklere sahip bir toplumsal algıdır. Çözüm odaklılık ve strateji, genellikle "erkek işi" olarak kabul edilirken, empati, ilişki kurma ve duygu yönetimi gibi beceriler kadınlarla özdeşleştirilmiştir.

Ancak burada önemli bir nokta vardır: Bu toplumsal normlar, her bireyde farklı şekilde tezahür eder. Çünkü iş dünyasında her bireyin kişiliği, yetenekleri ve tercihlerine göre farklı bakış açıları ortaya çıkabilir. Baran’ın stratejik yaklaşımı, onun kişisel bir tercihi ve becerisidir. Aynı şekilde Selin’in empatik yaklaşımı da, mesleki olarak ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Mesleklerdeki bu cinsiyet farklılıkları, toplumun daha önce yaratmış olduğu normlarla şekillenmiş olabilir, ancak zamanla bu anlayışlar yerini daha eşitlikçi ve bireysel tercihlere bırakmaktadır.

Mümessil Olmak, Bir Eğitim ve Yetenek Meselesi Mi?

Baran’ın ve Selin’in yolları farklı olsa da, her ikisi de mümessil olarak başarılıdır. Peki, bir mümessilin hangi mezuniyetten olması gerektiği sorusunun yanıtı nedir? Aslında mümessil olmak, bir eğitim meselesinden çok, bir yetenek ve kişisel gelişim meselesidir. Bir mümessilin eğitim geçmişi, pazarlama, iş yönetimi ya da sosyoloji gibi alanlarda olabilir. Ancak asıl önemli olan, bireyin çözüm odaklılık, strateji geliştirme, empati kurma ve insanlarla ilişkilerdeki başarısıdır. İster mühendislik, ister psikoloji mezunu olsun, bir mümessilin iş hayatındaki başarısı, eğitimden çok kişisel becerilerle şekillenir.

Sonuç Olarak...

Hikâyede gördüğümüz gibi, mümessil olmak, sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir dünya görüşü ve stratejik bir yaklaşım gerektiren bir alandır. Erkeklerin çözüm odaklı ve stratejik yaklaşımları ile kadınların empatik ve ilişkisel bakış açıları, aslında birbirini tamamlayan unsurlardır. Toplumsal normların etkisiyle şekillenen bu dinamikler, günümüzde giderek daha fazla anlam kazanmakta ve her bireyin kendi potansiyeline göre şekillenmektedir.

Son olarak, hepinizden şu soruyu sormak istiyorum: Toplumsal kalıplar ve meslek normları bizi nasıl şekillendiriyor? Bir mümessil olmanın yolu yalnızca bir eğitimi tamamlamakla mı ilgili, yoksa bu süreçte kişisel becerilerin daha mı büyük bir rolü var? Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.